KUREYŞ

TEFSİR
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
İyiliği sonsuz, ikramı bol Allah’ın adıyla,


(Kureyş 106/1)
لِإِيلَافِ قُرَيْشٍ
Kureyşliler, sıcak ilgi gördükleri için,


(Kureyş 106/2)
إِيلَافِهِمْ رِحْلَةَ الشِّتَاءِ وَالصَّيْفِ
bu sıcak ilgiyi, kış ve yaz yolculuklarında[*] da gördükleri için

[*] Kureyşliler kışın Yemen ve Habeşistan’a, yazın Suriye ve Anadolu’ya kadar uzanan ticari yolculuklar yaparlardı.

 

(Kureyş 106/3)
فَلْيَعْبُدُوا رَبَّ هَٰذَا الْبَيْتِ
bu Beyt'in (Kâbe’nin) Sahibine kulluk etsinler!


(Kureyş 106/4)
الَّذِي أَطْعَمَهُمْ مِنْ جُوعٍ وَآمَنَهُمْ مِنْ خَوْفٍ
Onlara yiyecek verip aç bırakmayan, korkudan emin kılan Sahiplerine[*]!...

[*] “Bir gün İbrahim şöyle yalvardı: “Sahibim (Rabbim), burayı güvenli bir şehir yap! Buranın halkından Allah’a ve ahiret gününe inananları her üründen yararlandır!” Allah da şöyle dedi: “Âyetlerimi görmezlikte direnen (kâfire) de bir süre iyilik. yapar, sonra onu ateş azabına mahkûm ederim. Ne kötü hale gelmektir o!” (Bakara 2/126)

“Çevrelerinde insanlar kaçırılırken, kendileri için saygın ve güvenli bir yer oluşturduğumuzu görmüyorlar mı? Batıla inanacaklar da Allah’ın iyilik ve ikramını görmezlikten mi gelecekler?” (Ankebut 29/67)