Bakara Suresi 212. Ayetin Tefsiri

زُيِّنَ لِلَّذِينَ كَفَرُوا الْحَيَاةُ الدُّنْيَا وَيَسْخَرُونَ مِنَ الَّذِينَ آمَنُوا ۘ وَالَّذِينَ اتَّقَوْا فَوْقَهُمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ ۗ وَاللَّهُ يَرْزُقُ مَنْ يَشَاءُ بِغَيْرِ حِسَابٍ

Yaşadıkları hayat, kâfirlere süslü gösterilir, inananları hafife alırlar. Ama müttakîler Kıyamet günü o kâfirlerden üstün durumda olurlar. Allah, tercihini doğru yapana hesapsız rızık verir."(Bakara 2/212)

Allah-u Teala şöyle buyuruyor; “Kesin olarak göreceksin ki insanların içinde, yaşamaya en düşkün olanlar onlardır; müşriklerden bile düşkündürler. Her biri şunu çok ister; keşke ömrü bin sene olsa… O kadar ömür verilse bile bu onu, o azaptan uzaklaştıracak değildir. Ne yapsalar Allah görür.”(Bakara 2/96) Ayette görüldüğü üzere aslında kitabı bilen ve bir peygambere inanan kimselerin bilmeyenler gibi olmaması gerekirken aksine daha tutkulu bir şekilde dünyaya bağlanmışlardır. Öyle ki bu bağları artık ellerindeki kitaba uymalarını engeller.

 “Onlar (Kafirler), dünya hayatını Ahiretten çok seven, Allah yolundan engelleyen, o yolda anlaşılmayacak bir biçimde eğrilik oluşturmaya çalışan kimselerdir. Onlar derin bir sapkınlık içindedirler.”(İbrahim 14/3) ayette görüldüğü gibi kafirlerin asıl problemi ahreti inkar etmeleri değil dünya hayatını ahretten çok sevmeleri ve tercihlerini bu yünde yapmalarıdır. Allah-u Teala şöyle buyuruyor; Müslümanlar için de dünya süslüdür fakat onlar tercihlerini Allah’ın rızasından yana yaparlar. Allah’ın rızası ise ahret hayatını dünya hayatına tercih etmek ve davranışları Kuran-ı Kerim’e göre düzenlemekle olacaktır. “De ki “Allah’ın kulları için çıkardığı süsü (yakışan giysiyi), temiz ve lezzetli rızıkları kim haram etti?” De ki “Bunlar dünyada esasen müminler içindir; Kıyamet gününde ise sadece onlar için olacaktır.” Bilen bir topluluk için âyetlerimizi böyle açıklarız.”(Araf 7/32) ayette görüldüğü üzere dünya nimetleri esasen müminler içindir fakat kafirlerde yararlandırılır. Cenab-ı Hak dünyada sadece Müslüman olana değil, gerekli gayreti gösterene hesapsız rızık verir. Ayetin bu bölümü, “Allah, dilediğine hesapsız rızık verir” şeklinde de tercüme edilebilir. Her iki anlam da doğrudur. Çünkü Allah, bazı kimseleri hesapsız rızıklar içine soktuğu gibi çalışıp gayret gösterenlere de hesapsız rızık vermektedir. Burada dilemek, işin gereğine uygun gayret göstermek demektir. Kafirler, Cenab-ı Hakkın kanunlarına uyan müminler ile dalga geçmekten de geri kalmazlar. Kıyamet günü yani insanların kabirlerinden dirilerek kalktığı gün ise artık ikram yalnızca müminlere yapılacaktır.