TİN

TEFSİR
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
İyiliği sonsuz, ikramı bol Allah’ın adıyla,


(Tin 95/1)
وَالتِّينِ وَالزَّيْتُونِ
İncirin[1*], Zeytinin[2*] hakkı için.

[1*] Burada önemine dikkat çekilen incir, en çok mensubu bulunan dinlerden Budizm’in kurucusu Buda’nın da Nebîlerden olduğunu gösteriyor olabilir. Çünkü Budistler Buda’nın, Ganj’ın bir kolu olan Neranjara kıyısında, Gaya’da Bodhi veya Bo ağacı denen incirin altında aydınlanmaya eriştiğine inanır ve orayı kutsal ziyaret yeri sayarlar.  (Budizm, Günay Tümer DİA) Allah Teâlâ Nebîmize şöyle demiştir: “Her toplumun geçmişinde bir uyarıcı mutlaka bulunmuştur.”  (Fatır 35/23-24)

[2*] Kudüs’te, İsa aleyhisselamın dua için sık sık gittiği dağ. Bu dağın eteğindeki Getsemani Bahçesi, İsa aleyhisselamın, havarileri ile yediği son akşam yemeğinden sonra Yahuda tarafından yakalatıldığı bahçedir. (Matta.26:36-46, Markos.14:32-42, Luka.22:39-46)]


(Tin 95/2)
وَطُورِ سِينِينَ
Sina dağının[*] hakkı için

[*] Musa aleyhisselamın vahiy aldığı dağ. Buraya Sina Dağı dendiği gibi Sinîn Dağı da denir (Taberi).

 
 

(Tin 95/3)
وَهَٰذَا الْبَلَدِ الْأَمِينِ
Bu güvenli şehrin hakkı için[*]!

[*] Buraya kadar olan üç âyette Allah yemin etmektedir. Allah’ın bir şeye yemin etmesi, onun ve ondan sonra anlatılan şeyin önemine  vurgu yapmak içindir. Bu yüzden biz, bu anlama uygun meal verdik. 


(Tin 95/4)
لَقَدْ خَلَقْنَا الْإِنْسَانَ فِي أَحْسَنِ تَقْوِيمٍ
Biz insanı, en güzel donanımda yaratırız.


(Tin 95/5)
ثُمَّ رَدَدْنَاهُ أَسْفَلَ سَافِلِينَ
Sonra (yaptığı yanlışlar yüzünden) onu aşağıların en aşağısına indiririz.


(Tin 95/6)
إِلَّا الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فَلَهُمْ أَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍ
İnanıp güvenen ve iyi işler yapanlar başkadır. Onlara tükenmeyecek ödül vardır.


(Tin 95/7)
فَمَا يُكَذِّبُكَ بَعْدُ بِالدِّينِ
Ey insan, bu din karşısında seni yalana sürükleyen nedir?


(Tin 95/8)
أَلَيْسَ اللَّهُ بِأَحْكَمِ الْحَاكِمِينَ
Allah’ın kararı, herkesin kararından doğru değil midir?